11.04.2020


Mount & Blade II: Bannerlord İncelemesi

Papa XVI. Benedict istifa etti, decade denen 10 yıllık periyodu kapatıp yeni bir 10 yıla girdik, LeBron James inanması güç olsa da Cleveland Cavaliers ile şampiyonluk yüzüğü kazandı, Microsoft Windows 8.1’i yayınladı, Malezya Havayolları’na ait 370 uçuş numaralı uçak ardında hiçbir iz bırakmadan kayboldu, Avengers: Endgame filmi gişeleri salladı, COVID-19 virüsü tüm dünyayı pençesine aldı…

Bu birbirinden farklı ve bağlantısız gibi görünen olayların hepsinin bir ortak noktası var: Bu olayların tamamı, Mount & Blade II: Bannerlord’un teaser’ı YouTube’a düştükten sonra yaşandı.

Dile kolay, 8 (evet, sekiz) yıl boyunca oyuncuları bekleten, sayısız internet meme’ine konu olan ve aslında hiç var olmadığı iddia edilen oyun, nihayet oyuncuların beğenisine sunuldu. Henüz Early Access (Erken Erişim) sürecinde olmasına rağmen yayımlandığı gibi Steam’in “Çok Satanlar” listesine girmeyi başaran bu oyun nedir, merak ediyor musun? Senin için tüm detayları anlattık.

M&B II: Bannerlord’un Kısa Tarihi

Bir hobi olarak başlayan proje; önce bir demoya, sonra oyuncuların yorumlarıyla şekillenen bir oyuna dönüştü. Böylece serinin ilk oyunu Mount&Blade, 2008 yılında ortaya çıktı. Oyunun yapımcılığını üstlenen TaleWorlds, ilk oyunun uyandırdığı etki ve takipçilerin oyunun gelişimi için sürekli olarak verdiği dönüşlerden etkilenip Mount&Blade: Warband’i sadece iki yıl sonra oyuncularla buluşturdu.

İlk oyundan daha büyük bir harita, daha çeşitli içerik ve yeni bir krallık (Sarranidler) içeren Warband, modlanabilir olması, ucuz fiyatı ve yerli bir yapım olması sebebiyle çok sevilmişti. Hatta çıktığı dönemde sunduğu -görece- esnek oynanış ve kıran kırana geçen multiplayer savaşları ile hem yurt içinde hem de yurt dışında kendine hatırı sayılır bir kitle edinmişti.

Oyunun popülaritesi git gide yükselirken 2012 yılında Sich Studios; Mount&Blade: With Fire and Sword’u yayınlamış, oyuna modlar dışında ilk kez ateşli silahlar eklenmişti. Asıl bomba ise aynı yılın eylül ayında yayımlanan Mount&Blade II: Bannerlord teaser’ı idi.

Yapılan duyuru sonrasında, iki yıl kadar sessizliğini koruyan TaleWorlds, sürecin sonunda oyun üzerinde çalışıldığını duyurdu. Dedikodular dedikoduları, haberler haberleri kovaladı. Sayısız kere iptal edildiği söylentisi yalanlandı, bazı insanlar oyunun varlığını dahi unuttu. İlk oyundan beri serinin dağıtımcılığını üstlenen Paradox Interactive ile yollar ayrıldı, geliştirici blogları yayınlanmaya başlandı, oynanış demoları yayınlandı, firma etkinliklere katılıp oyunlarını oyuncalara test ettirdi, özel yayınlar yapıldı.

2020 yılı geldi çattı ve 30 Mart tarihinde Bannerlord sonunda satışa sunuldu. En kısa haliyle oyunun öyküsü böyle özetlenebilir. Şimdi, oyunun gelişim hikayesini değil, kendisini ele alalım.

M&B II: Bannerlord Oyun İçi Deneyimi

Öncelikle Warband ile arasında temelde pek bir farklılık yok. Yine aynı kıtada, aynı mantıkla, aynı şeyleri yapıyorsun. Kronolojik olarak ilk oyundan öncesini konu alıyor. Dolayısıyla farklı krallıklar, beylikler var. Bazı yerleşim yerlerinin isimleri Warband’dekilerin birebir aynısı olmasa da (Uxkhal – Ocs Hall) aynı topraklarda olduğunu hissettiriyor.

Köylerden adam topla, ordu kur, görev yap, savaş, para kazan, yağmala, esir al, esir sat, vassal ol, bileğinin hakkıyla kazandığın şehir başka bir lorda verilince sinirlen, bağımsız ol, kendi krallığını kur…

Evet, temelde aynı; ama biraz kazıyınca fark ediyorsun ki dünyayla girdiğin etkileşim artık o kadar da sığ değil. Mesela her yerleşim yerinin kendine has bir ekonomisi, geçim kaynağı var. Her bölgenin pazarında fiyatlar değişkenlik gösteriyor, karakterin seviye atlaması artık Skyrim’deki gibi yaptığın işlere göre şekilleniyor. Yani kılıç sallayarak kazandığın tecrübeyi, liderlik konusunda harcayamıyorsun artık. Ayrıca değişen mekanikle birlikte karakterler ölebiliyor ya da çocuk sahibi olabiliyor.

Eğer “Tüm bunların bir overhaul modundan farkı var mı?” diye soracak olursan, cevabımız ne yazık ki “hayır” olur. Sekiz yıl sonrasında Early Access olarak çıkabilen bir oyundan bahsediyoruz.

Daha iyi grafiklere sahip; dünya ile daha fazla etkileşime girebiliyoruz, kendi silahlarımızı üretip klan kurabiliyor, grubumuza aldığımız yoldaşlarımızı orduların başına geçirip muazzam meydan savaşlarına girebiliyoruz. Taktik ekranından tutun da kendi sancağınızı yaratmak için sunulan seçenekler bile yıllardır “Keşke şöyle bi’ şey olsa” dediğimiz her şeyi tecrübe etmemizi sağlıyor.

Özetle Warband’i seven birinin oyunu beğeneceğine eminiz. Ayrıca hala bu oyunun erken erişim aşamasında olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Yani yakın zamanda yeni özellikler gelecek. Her yeni özellik ve güncellemeyle de oyun iyice büyüyecek. Ancak temel olarak diğer oyunlarda olduğu gibi mantık aynı kalacak. Bize soracak olursan M&B II: Bannerlord, beklediğimize değdi.

Mount & Blade II: Bannerlord Nasıl Alınır?

Unutmadan hatırlatalım; Mount & Blade II: Bannerlord’u almak için ininal Kart’ını kullanabilirsin. Ayrıca eğer geçmişte serinin önceki oyununu aldıysan Steam’de 20 TL’lik indirim de söz konusu.